imported_avkolik
29.Mayıs.2010, 11:40
Değerli arkadaşlar geçen hafta Akhisar Avcılar kulubü, Akhisar Belediyesi ve kardeş site avcininyeri.com'un ortaklaşa düzenlediği trap atışlarına sanaldan gördüğümüz abileri kardeşleri kucaklamak için gitmeye niyetlendim...Emet'den kimse olmadığı için tek başıma düştüm yola.Akhisara kadar nokta atışı, hiçbir sorun olmadan sorunsuz bir şekilde vardım.Ve arkadaşlara telefon açtım nereye geliyorum, atışlar nerde diye...Kabaca bir tarifle beni Akhisar belediye binası önüne kadar yönlendirdiler.Orada olay tıkandı.Neyse sora sora Mekke-Medine bulunurmuş misali hemen yanımdaki seyyar satıcılara sordum.
"Akhisar Çağlak Festivali nerde"
Cevap :
"Abi sen çok ters gelmişsin şimdi geldiğin yönde ters istikamete ilerle sağ-sol orada göreceksin festival alanını." gibi br tarif aldıktan sonra tarife hareket ettim.Fazla sıkılmadan tarif edilen yeri buldum.Hakikaten festival yeri, konser afişleri filan donatılmış, aydınlatılmış..Ama bizden kimse yok :( Yine sarıldım telefona Gürkan TEKİN kardeşim orada.Dakika dakika arıyor.Abi nerdesin diye.Dedim
"Gürkan ben geldim festival alanındayım.Sizi göremiyorum"
"Abi nasıl görmezsin ortada kocaman bir ateş yanıyor ve ışıklandırılmış konser var şu an"
Ne ateş var ne konser !!! Sordum yine bulduğum ilk kişiye.Belediyede dozerci olduğunu öğrendiğim abi bana eyvah be birader ne işin var senin burda tam terse gideceksin deyip biraz önce durup sorduğum yerden içeri girmemi ( Belediye binasının yanından) söyledi.Destur çekerekten bindik arabaya.Gidiyoruz ama stres yaptı.Sinir başladı.Git git bu seferde belediyeye giren yolu kaçırıp belediye binasını bulamıyoruzki bulsak bile ordan nasıl gideceğiz onu bilmiyoruz daha.Baktım olacak değil bir lokantanın önünde durup oradaki görevliye sordum.Dedim bu trap atışlarının yapılacağı piknik yeri gibi düzenlenmiş çağlak festival alanı nerde ?? Piknik yeri deyince adam bir piknik yeri var Yeşilyayla diye bir yer ama senin aradığın yer burasımı bilmem.Konuşmada Yeşilyayla geçince hemen yanda dikilip telefonla konuşan birisi arabaya yaklaştı.
"Hemşerim Yeşilyayla'mı gideceksin.Eğer öyleyse benimde bir yakınımın düğünü için oraya gitmem gerekiyor.Olmazsa beraber gidelim.Hem sana yol tarif ederim"
"Valla dedim bilmiyorum ben trap atışlarının olduğu yere gideceğim" derken abi arabaya bindi oturdu.
"Merak etme buluruz, dur bakalım bi araştıralım, benimde avcı arkadaşlarım var."
Bir iki telefon görüşmesinden sonra dedi kardeş sen belediye binasına doğru devam et.Net tarif 5 dakikaya kadar gelecek.Geldik belediye önüne.Tarifte geldi bu arada. Neyse ara yollardan filan geçtik ve abinin gideceği düğünün tam ters istikametinde epey yol aldık.Bu arada ben abiye
" Abi sen düğününden kalacaksın çok az bir vaktin kaldı .Yarım saatin var .Sen beni burda bırak ben gideyim.Sende işine yetiş" dedim.Cevap manidar ve bir o kadarda düşnüdürücüydü.
" Olur mu kardeşim.Sen burda yabancısın, misafirsin.Ben buranın yerlisiyim.Her türlü ben gideceğim yere giderim ama sen zorlanırsın.Dur senin işi bi halldelim benim ki kolay"
Akhisarın çıkışında durduk.Bi kere daha sorduk.Dediler devam edin.Çıktık Akhisar'dan gidiyoruz...Önümüzde araçlar var.Jandarma kontrolünden geçtik.Aha dedik doğru yoldayız.Küçük bir mescit ve bayrak direklerinin olduğu bir noktaya geldik.Ama nereye gideceğimizi bilmiyoruz.Baktık önümüzden 8-9 tane araça bir istikamete gidiyor.Dedik bunlarda oraya gidiyor devammmm :D
Bastık gidiyoruz..5 kilometre yookk..10 kilometre yoook...Önümüzdeki araçlar birer birer azalıyor.Heralde köylerine dönüyorlar :) Kala kala önümüzde bir araç kaldı.17 kilometre oldu.Dedim
"Yüksel abi biz yanlış yöndeyiz .Az daha gidersek ben seni Kütahyada misafir edeceğim :) Önümüzdeki aracı durduralım ve soralım.."
Aracın arkasından sellektör yapıyorum durmuyor.Yanına geçip kornaya basıyorum durmuyor.Gece gece dağın başında adamın ailesi yanında durur mu? Binbir güçlükle aracı durdurduk, adamın bişi demesine fırsat vermeden durumu anlattık.Adam yumuşadı.Yanlış gelmişsiniz birader.Bayrakların olduğu yerden yukarı dönecektiniz.Hay Allah razı oslun deyip bastık geri :D :D
Geldik bayrakların yanına abiye dedim
" abi bak senin şu an tam nikahta olman lazım.Ben seni hiç yoktan şehir içine bırakayım geriye döner burdan bulurum artık sorun olmaz"
dedim.Cevap yine manidar :
"Kardeş dedim ya senin yerleşmen önemli.Olmassa ben daha sonra takımı takar mazaret bildiririm.Ama sen buralarda rezil rüsva olma.Ben şimdi arkadaşları arayayım.Gelirler beni alırlar.Yetişiriz inşallah"
Hey Allah'ım diyorum.Kalmış mı dünyada böyle insanlar..Neyse ben yukarı çıkmak için hareket ederken, abi aracı durdurup
"Ali kardeşim rica etsem arkadaşlarının yanına ulaşınca bana bi "abi ben ulaştım" dermisin"
Kafayı sıyıracağım.Analar neler doğuruyomuş diyerekten "peki abi Allah razı olsun.Herşey için sağol " deyip arkadaşların yanına vardım.Tabi gerekli blgilendirmeyide yaptım abiye.
Ama beynim kaynıyor..Ya insanlık ölmemiş, analar neler doğuruyor yarabbi diyerekten beynim uğulduyor inanın...
İşte böyle dostlar...
İnsanlık ölmemiş dedirten bu abimin ismi YÜKSEL GÜL...
Sanırım kendisi teknisyen..Aynı anda futbol antrenörlüğüde yapıyormuş...
Ben bu konuyu açma zorunluluğu hissettim, milletimizin genlerinden gelen misafirperverlik bu olsa gerek diye sizlerle paylaşmadan edemedim...
Yüksel abi herşey için teşekkürler...Yaptıkların bu devirde her babayiğidin yapacağı işler değil..Herşey için sonsuz teşekkürler.İnşallah birgün bende seni ağırlayabilirim...
"Akhisar Çağlak Festivali nerde"
Cevap :
"Abi sen çok ters gelmişsin şimdi geldiğin yönde ters istikamete ilerle sağ-sol orada göreceksin festival alanını." gibi br tarif aldıktan sonra tarife hareket ettim.Fazla sıkılmadan tarif edilen yeri buldum.Hakikaten festival yeri, konser afişleri filan donatılmış, aydınlatılmış..Ama bizden kimse yok :( Yine sarıldım telefona Gürkan TEKİN kardeşim orada.Dakika dakika arıyor.Abi nerdesin diye.Dedim
"Gürkan ben geldim festival alanındayım.Sizi göremiyorum"
"Abi nasıl görmezsin ortada kocaman bir ateş yanıyor ve ışıklandırılmış konser var şu an"
Ne ateş var ne konser !!! Sordum yine bulduğum ilk kişiye.Belediyede dozerci olduğunu öğrendiğim abi bana eyvah be birader ne işin var senin burda tam terse gideceksin deyip biraz önce durup sorduğum yerden içeri girmemi ( Belediye binasının yanından) söyledi.Destur çekerekten bindik arabaya.Gidiyoruz ama stres yaptı.Sinir başladı.Git git bu seferde belediyeye giren yolu kaçırıp belediye binasını bulamıyoruzki bulsak bile ordan nasıl gideceğiz onu bilmiyoruz daha.Baktım olacak değil bir lokantanın önünde durup oradaki görevliye sordum.Dedim bu trap atışlarının yapılacağı piknik yeri gibi düzenlenmiş çağlak festival alanı nerde ?? Piknik yeri deyince adam bir piknik yeri var Yeşilyayla diye bir yer ama senin aradığın yer burasımı bilmem.Konuşmada Yeşilyayla geçince hemen yanda dikilip telefonla konuşan birisi arabaya yaklaştı.
"Hemşerim Yeşilyayla'mı gideceksin.Eğer öyleyse benimde bir yakınımın düğünü için oraya gitmem gerekiyor.Olmazsa beraber gidelim.Hem sana yol tarif ederim"
"Valla dedim bilmiyorum ben trap atışlarının olduğu yere gideceğim" derken abi arabaya bindi oturdu.
"Merak etme buluruz, dur bakalım bi araştıralım, benimde avcı arkadaşlarım var."
Bir iki telefon görüşmesinden sonra dedi kardeş sen belediye binasına doğru devam et.Net tarif 5 dakikaya kadar gelecek.Geldik belediye önüne.Tarifte geldi bu arada. Neyse ara yollardan filan geçtik ve abinin gideceği düğünün tam ters istikametinde epey yol aldık.Bu arada ben abiye
" Abi sen düğününden kalacaksın çok az bir vaktin kaldı .Yarım saatin var .Sen beni burda bırak ben gideyim.Sende işine yetiş" dedim.Cevap manidar ve bir o kadarda düşnüdürücüydü.
" Olur mu kardeşim.Sen burda yabancısın, misafirsin.Ben buranın yerlisiyim.Her türlü ben gideceğim yere giderim ama sen zorlanırsın.Dur senin işi bi halldelim benim ki kolay"
Akhisarın çıkışında durduk.Bi kere daha sorduk.Dediler devam edin.Çıktık Akhisar'dan gidiyoruz...Önümüzde araçlar var.Jandarma kontrolünden geçtik.Aha dedik doğru yoldayız.Küçük bir mescit ve bayrak direklerinin olduğu bir noktaya geldik.Ama nereye gideceğimizi bilmiyoruz.Baktık önümüzden 8-9 tane araça bir istikamete gidiyor.Dedik bunlarda oraya gidiyor devammmm :D
Bastık gidiyoruz..5 kilometre yookk..10 kilometre yoook...Önümüzdeki araçlar birer birer azalıyor.Heralde köylerine dönüyorlar :) Kala kala önümüzde bir araç kaldı.17 kilometre oldu.Dedim
"Yüksel abi biz yanlış yöndeyiz .Az daha gidersek ben seni Kütahyada misafir edeceğim :) Önümüzdeki aracı durduralım ve soralım.."
Aracın arkasından sellektör yapıyorum durmuyor.Yanına geçip kornaya basıyorum durmuyor.Gece gece dağın başında adamın ailesi yanında durur mu? Binbir güçlükle aracı durdurduk, adamın bişi demesine fırsat vermeden durumu anlattık.Adam yumuşadı.Yanlış gelmişsiniz birader.Bayrakların olduğu yerden yukarı dönecektiniz.Hay Allah razı oslun deyip bastık geri :D :D
Geldik bayrakların yanına abiye dedim
" abi bak senin şu an tam nikahta olman lazım.Ben seni hiç yoktan şehir içine bırakayım geriye döner burdan bulurum artık sorun olmaz"
dedim.Cevap yine manidar :
"Kardeş dedim ya senin yerleşmen önemli.Olmassa ben daha sonra takımı takar mazaret bildiririm.Ama sen buralarda rezil rüsva olma.Ben şimdi arkadaşları arayayım.Gelirler beni alırlar.Yetişiriz inşallah"
Hey Allah'ım diyorum.Kalmış mı dünyada böyle insanlar..Neyse ben yukarı çıkmak için hareket ederken, abi aracı durdurup
"Ali kardeşim rica etsem arkadaşlarının yanına ulaşınca bana bi "abi ben ulaştım" dermisin"
Kafayı sıyıracağım.Analar neler doğuruyomuş diyerekten "peki abi Allah razı olsun.Herşey için sağol " deyip arkadaşların yanına vardım.Tabi gerekli blgilendirmeyide yaptım abiye.
Ama beynim kaynıyor..Ya insanlık ölmemiş, analar neler doğuruyor yarabbi diyerekten beynim uğulduyor inanın...
İşte böyle dostlar...
İnsanlık ölmemiş dedirten bu abimin ismi YÜKSEL GÜL...
Sanırım kendisi teknisyen..Aynı anda futbol antrenörlüğüde yapıyormuş...
Ben bu konuyu açma zorunluluğu hissettim, milletimizin genlerinden gelen misafirperverlik bu olsa gerek diye sizlerle paylaşmadan edemedim...
Yüksel abi herşey için teşekkürler...Yaptıkların bu devirde her babayiğidin yapacağı işler değil..Herşey için sonsuz teşekkürler.İnşallah birgün bende seni ağırlayabilirim...