11.Eylül.2010, 18:36
Saat 17:00 suları Tozlu mevkiinde bıldırcın olduğunu bildiğim bir yerde 2 saatlik bir gezinti yaptık.
Ava başlamadan önce ferma olmadığı taktirde kalkan kuşları vurmayacağıma kendi kendime söz verdim. Başkalarına verdiğim sözlere çok sadığımdır da kendime verdiğim sözleri pek tutamam.
Ama bu defa sözüm sözdü. Daha 50 metre yürüdük pırrrrr. hatta cır diye bir ses eşliğinde irice bir bıldırcın uçtu gitti.
Aklımdan kuşun ızgarada çıkaracağı ses de gelmedi değil cısssssss :) ama söz sözdür. Erkek adama tutmak yakışır.
şila uçan kuşun peşinden verdi dumanı baya koşup yanıma gelip manalı manalı yüzüme baktı. Ben kötüye yormadım :) Artık ne demek istediyse.
Bu defa 1 kaç km yol yaptık. Tarlanın sonundaki sınıra yaklaşınca şila sunmaya başladı. Dönüp keskin bir frenle bastı fermayı. Ama kuş nerede o önemli? Sağa sola yürürken şila tir tir titriyor ama kımıldamıyor.O sıcakta nefes bile almıyor. derken 8 10 metre ileriden iki kuş birden kalkıyor ben şilaya yakın olanı alıyorum tüfeğin ucuna Tav al gel şila. Biraz nazlıda olsa bıldırcını alıp elime kadar getiriyor.
1 km. arayla 3 çok sağlam ferma ve 3 bıldırcın daha ve en az vurduğum kadar da oradan buradan uçup giden bıldırcınlar.
Ama kendime verdiğim sözü tutuyor, fermalanan bıldırcınları alıyor arabaya doğru yavaş yavaş yaklaşıyorum.
Nasılsa kameramın flaşı var diye kaygılanmıyorken. Bir de bakıyorum ki kamera evda kalmış. Ben de çin malı telofonumla günün yıldızı ŞİLA yı ve bıldırcınları yarı karanlıkta resmetmeye çalışıyorum.
Aferim kızım şilaya. Yedirdiğim ekmekler helal olsun. İşi çözdün. Darısı KEKLEĞE ve DAVŞANA: :=)
http://i56.tinypic.com/2vjtlxh.jpg
http://i56.tinypic.com/1sjml2.jpg
Ava başlamadan önce ferma olmadığı taktirde kalkan kuşları vurmayacağıma kendi kendime söz verdim. Başkalarına verdiğim sözlere çok sadığımdır da kendime verdiğim sözleri pek tutamam.
Ama bu defa sözüm sözdü. Daha 50 metre yürüdük pırrrrr. hatta cır diye bir ses eşliğinde irice bir bıldırcın uçtu gitti.
Aklımdan kuşun ızgarada çıkaracağı ses de gelmedi değil cısssssss :) ama söz sözdür. Erkek adama tutmak yakışır.
şila uçan kuşun peşinden verdi dumanı baya koşup yanıma gelip manalı manalı yüzüme baktı. Ben kötüye yormadım :) Artık ne demek istediyse.
Bu defa 1 kaç km yol yaptık. Tarlanın sonundaki sınıra yaklaşınca şila sunmaya başladı. Dönüp keskin bir frenle bastı fermayı. Ama kuş nerede o önemli? Sağa sola yürürken şila tir tir titriyor ama kımıldamıyor.O sıcakta nefes bile almıyor. derken 8 10 metre ileriden iki kuş birden kalkıyor ben şilaya yakın olanı alıyorum tüfeğin ucuna Tav al gel şila. Biraz nazlıda olsa bıldırcını alıp elime kadar getiriyor.
1 km. arayla 3 çok sağlam ferma ve 3 bıldırcın daha ve en az vurduğum kadar da oradan buradan uçup giden bıldırcınlar.
Ama kendime verdiğim sözü tutuyor, fermalanan bıldırcınları alıyor arabaya doğru yavaş yavaş yaklaşıyorum.
Nasılsa kameramın flaşı var diye kaygılanmıyorken. Bir de bakıyorum ki kamera evda kalmış. Ben de çin malı telofonumla günün yıldızı ŞİLA yı ve bıldırcınları yarı karanlıkta resmetmeye çalışıyorum.
Aferim kızım şilaya. Yedirdiğim ekmekler helal olsun. İşi çözdün. Darısı KEKLEĞE ve DAVŞANA: :=)
http://i56.tinypic.com/2vjtlxh.jpg
http://i56.tinypic.com/1sjml2.jpg