PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BEN VE AVCILIK



ismail talay
23.Mart.2008, 11:50
1982 li seneler henüz yedi yaşındayım , annemin dinimize olan bağımlılığına imreniyorum o günlerde kadınlar arasında okunan ilahilere kulak kabartıyor onlarla beraber mırıldanıyorum.hiç unutmam o yıllarda babamdan habersiz sabah ezanlarında sessizce yatagımdan kalkıp hemen sokağın başındaki sanayi camisine namaza gidip ihtiyarların yaptığı müezzinlik edalarına özenmemi.

işte bu yaşlarda namaza gitmek için uyandığım bir sabah dedem traktörün arkasına küçük römorku takıyor, kopay ı arap ı römorka bağlıyor namaza gidecek namaz cıkısıda ava!! işte o gün içime düşüyor avcılık. o günden sonra dedemin pacasından ayrılmıyorum, o zamanlar av günü falan yok, traktör sesine veriyorum kulağımı her sabah .. sesi duyar duymaz fırlıyorum balkona ..

dedeee!! bende gelicem ..
eşşolu bacak kadar boyunla dağda nasıl gezeceksin daha dur bakalım . ava gideceğimiz zamanlarda gelecek..

diyor ve her defasında pır pır eden yüreğimi avuçlarıma bırakıp yalnız başına gidiyor ve ben boynu bükük bakakalıyorum ardından ..

bu günlerde avcılık merak niteliğince ince ince işliyor küçücük beynime ..öyle fabrika yapımı oyuncaklarım olmadı hiç
ama carsıda pazarda hep plastik tüfeklere takılıyor gözüm annemin elinde gözleri arkadaki oyuncak tezgahına takılı
şekilde cekiştiriliyorum.

Avcılık özentisi iki yıl kadar erişilmezliğiyle öylece duruyor içimde 10 yaşlarında annem babam ve kulakları cınlasın şimdi bursada olan balatacı ali amca, kızı reyhan ve eşi piknikteyiz.. ali amca yı; o yıllarda bir cok türk filminde oynayan
behcet nacara benzetiyor yaptığı herşeye hayranlıkla bakıyor, yürüyüşünü konuşmamı hareketlerimi ona benzetmeye
çalışıyorum. o gün ali amca, ben ona hiç bişey söylemediğim halde bir calılıktan ağaç kesiyor . telle bağlıyor ,ateşte tavlıyor ..ilk kez, işte o gün sapanla tanışıyorum. kayın comağından büyük bir ustalıkla yapılmış bir sapanga!!! hayatımda aldığım en güzel hediye !!

sonra dedemden ,annemden aldığım bir kaç lira ile eczaneye gidiyor kaucuk alıyorum bir kaç deneme den sonra işte sapanım hazır ..allahım sevinçten ucuyorum !!! sapanı bağlayıp hazır hale getirdikten sonra abilerimizin top oynadığı eski mezarlığa koşarken ayaklarım popoma değiyor.

yerdeki taşlardan itina ile en yuvarlağını en güzelini secip başlıyorum hedef teşkil eden herseye atış yapmaya , ilk vurduğum salça tenekesini de hiç unutmadım ..

işte avcıydım artık c.tesi günlerini iple cekiyor.. her c.tesi sabahı dedem gibi ezanda kalkıp ayağıma kara lastikleri giyip
o karda kışta , kara yokuştaki zeytin ağaçlarının altında karatavuk, sığırcık beklemelerimin hazzını su an yazarken bile yaşıyorum . ilk vurduğum sığırcığı yerde bulduğum bir cuval ipi ile belime bağlayıp sokaktaki cevdet abinin kahvesinin önünden gecişim kurtuluş bayramı tören gecişlerini andırıyor.

sapandan cabuk bıkıyorum . şu an sitemize üye can kardeşim nihat baltacı nın elinde gördüğüm havalı tüfek aklımı başımdan alıyor , geceleri yastıkla güreşiyor uyuyamıyorum . ailemden kime başvurduysam faydasız kimse bu pahalı
rüyamı almaya yanaşmıyor . elimdeki sapan artık hiç bişeye yaramıyor varsa yoksa hatsan marka havalı tüfek , illede tüfek .. kac gece erilşilmez rüyam için hıçkıra hıçkıra ağlıyorum .alacağım başka yolu yok .. o aralar birol adında bir demirci kalfası calışıyor babamın yanında askere gidecek ve giderken bisikletini bana bırakıyor senin olsun binersin diyor.. o bisiklet benim hatsan a ulaşmama sebeb oluyor ..

bir gün annemim yorganlarını , yorgancı hüseyine götürüyorum . yorgancı dükkanında masanın üzerinden duran küflü havalı tüfek gözlerimi yerinden fırlatıyor . hemen soruyorum

_hüsen abe .. bu tüfek senin mi?
_hee benim nolcek!!
_ya bene bunu vesenya!!

ya elli lira yada elli binlira net hatırlamıyorum . satılık diyor , al aşşağı ver yukarı ağlamaklı gözlerle ,havalı tüfeği bisikletle değişmeye ikna ediyorum yorgancı hüseyini.

bir kaç hafta evdekilerden saklıyorum tüfeği , evin odunluğuna tütün küfelerinin içine , gecenin bir anında aklıma düşüyor kalkıp koşuyorum odunluğa, acaba biri alırmı korkularıyla uyur uyanık geceler geciriyorum . işte o bisikletle tüfeği değiştiğim için ilk şamarımı da yiyorum babamdan..ama vız geliyor...

ve dedemle ava gidişlerim başlıyor , o arapla tavşan kovarken bende çalılarda karatavuk avlıyorum . ilk kıtkamı o zaman alıyorum her defasında kıtkalar dolusu karatavuk sığırcık!!! heyt bee!!! avcı oluyorum.

yaşım 15 lere ulaştığında, ağlaya sızlaya dedemi ikna ediyorum beni okcular köyüne ava giderken götürmesine.
köyde tüm gece onların av mubabbetlerine kulak kabartıyor, kalp carpıntılarıyla yarını bekliyorum .. bu esnada da dedemin kardeşi ismil amca mı tek kırma huğlu tüfeğiyle avlanmaya ikna ediyorum . kendilerinin doldurduğu kağıt fişeklerden 5 tane veriyor bana .. dedemin ;

.. yav efe( dedem ismil amcama efe der di.) verme su oğlana tüfeği atamaz !!
sözlerine aldırmıyorum
.. dede yaa atarım yaaa..

diye yalvarırcasına konuşuyorum ve işte hakkaten patlayan gercek bir tüfek le dedem, köylüler ve ben keklik avındayız
dedem daha meraya varmadan bana tarif ediyor

.. ismail bak tüfeği sıkı tutcen!! insanlara doğru atmicen!! hiza yı bozmıcen
.. ge bakam bi fişek at sıkı tut emme valla devirir bak

söylevleriyle korku ve heyecan karışımı bir duyguyla 20 mt uzaktaki yağ tenekesini pacavraya ceviriyorum .

ve o gün ilk kez keklikle tanısıyorum . allahım o nasıl haşamet . o ne güzel bir kuş . bana torbacı diyorlar . dedem iki kekliği asıyor belime bir oraya bir buraya sallanarak taşıyorum .

ve o gün taşladığım calıdan ;HAAARRRRRRRRRRRRRRRRR!!!! diye ucan kekliği (inanın tüfeğin ucunda gördümmü görmedimmi hatılamıyorum) neredeyse dedemin kafasına düşürüyor ve bir sürü aferim alıyorum .

işte o gün o huğlu tek kırma benim oluyor !!!!

işte böyle dostlar bu satırları yazarken tekrar yaşadım adeta. dedem hala sağ 75 yaşlarında ve çakı gibi bir avcı ..OKCULARLI MEHMET derler ona bizim buraların en iyi kopaylarını o yetiştirmiştir.o huğlu tek kırmadan sonra
vurduğum ilk tavsan ın ardından ilk süper pozemi de dedem hediye etmiştir.. allah dedeme uzun ömür versin ve dedelerimizi başımızdan eksik etmesin ..

23.Mart.2008, 11:58
ABI DEDELER UNUTULMAZZ..ben doğduğumda dedem bu torum benım gıbı olsa keske adımızı ısmımızı suedurecek demıss.allaha sukur dedeme layık bı torun olduguma ınanıyorumm.onun sayesınde ava basladımm.ama ınsanın genınde mı oluyo bılmıyorum avcılık..onun sayesınde attım ılk tufegı onun sayesınde bugunlere geldımm..mekanı cennet olsunn..tufeğin herzaman bas ucumda...oğrettıklerın sevgın saygınn her zaman KALBIMDE
SELMALAR

fanatik avcl
23.Mart.2008, 12:33
insanin ava cocuk yasta baslayisi simdi hatirladigln zaman cok duygulu anlar oluyor hele ilk tufeyini alisi anne baba istemiyor cocuk yastasin diye ayni duygularl bende yasadim simdi kullandlglmiz tuekler bir yana kullanmadlklarimlz vitrin susu bir yana ama cocuklukta olan av duygularl unutulmuyor benimde su anda yasli bir amcam var avci yuruyemiyor halada av diyor
anca av sahasina arabayla goturuyorum sezonda uzerime kacak av gelir diye bir kaya dibine otutturuyorum ama hic sansl acik olmuyor
ismail kardes dedene allah uzun omurler versin saglik sihatini dilerim

aliihsan.emet
23.Mart.2008, 21:56
SELAMÜN ALEYKÜM kardeşim dedene ALLAH RAHMAT EYLESİN .
deden'den ALLAH razı olsun seni avcı yapmış kardeş deden'den bir mirasmış gibi sahip cık ve sende mirasını arkanda bırakaca evlatlar veya çırak yetişdir kardeş hiç birzaman arkandan gelenlerden avı kıskanma ben öyle yapıyorum bıraktıkların senden hem memnun olur ,hemde onlarda öyle öğrenirler kardeş avcı avı kıskan maz avcı baylaşımcı olur onun içinde arkandekileri iyi seç. aynı deden gibi ,ALLAHA EMANET OL .....

ismail talay
24.Mart.2008, 06:41
ali ihsan abim , saolasın düşüncelerin ve nasihatların için , ama küçük bir düzeltme yapmam gerekiyor .. dedem sağ hala ...allah dedelerimize ömür versin

aliihsan.emet
24.Mart.2008, 10:40
ismail kardeş ..SELAMÜN ALEYKÜM ALLAH dedene uzun ömür versin İNŞALLAH benden dedeme çok selam söyle hürmetle ellerinden öperim ALLAHA EMANET OL.