Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : O Sevsin yeter !!!



imported_avkolik
24.Mart.2008, 23:08
O SEVSİN YETER...!


Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır,fakirdir,gariptir.Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir. Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a

gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk

kılmaktır.Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez. 'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan

müşteri alamıyoruz.'Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır... 'Ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır

çıkarım.Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.Binbir dil

döker.Hamamcı ehl-i insaftır... Dayanamaz... Kabul eder... Hamamın en

sonundaki odayı göstererek ... 'Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler, senin

farkına varmasınlar.' Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar... Ve

bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu,

genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir... Ama sadece

görünümü... İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad'dır. O gün

vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah

merak etmiştir. 'Hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?' Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir. Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır... Hamamcı vezirler der almak istemez... Padişah ise, ne olursun der,

bastırır ve padişah galip gelir... Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı

göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar: 'Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sende sar peştemali beline gir yanına...

Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... Ve ekler: 'Aman ha!

Vezirler varlığınızı bilmesinler.' Sonra 4.Murad da Habib babanın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya

başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı,

türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır... Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz

kirlenmiş gibi gelir ona... Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin

tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir... Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden

Habib baba yumuşak bir sesle konuşur: 'Evladım' der, 'Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir

keseleyivereyim.' Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar...

Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden,

sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif

etmektedir. Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken: 'Buyur baba' der, 'ellerin

dert görmesin'
Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir.

Habib baba, 4.Murad'ın sırtını bir güzel keseler... Fakat padişah kuru bir

teşekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi

kendine yapılan iyiliklerin kölesidir. 'Baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' Habib

baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle; 'Olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese

yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar... 'Baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... Sultan Murad'a vezir olmak

varmış... Bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben

ise burada iki hırsız gibi...' Habib baba Sultan Murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz,

kendi hükmünü söyler... Sultan Murad'ın Habib babadan duydukları, ağzı

açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir: 'Be evladım' der, Habib baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl

Alemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile

Sultan Murad'a keselettirir...

unforgiven
25.Mart.2008, 07:59
Eline emeğine sağlık Valla helal olsun mükemmel bi hikaye fakat yaşanmış bir hikaye.Paylaşım için teşekkürler...


Saygılarımla...