İBRAHİM AKKAYA
04.Mart.2011, 15:02
8 NUMARALI KUTU
Doktorun biri yeni bir
muayene açmış. Kapıya yazmış...
'Vizite ücreti 150 YTL. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini
geri veriyoruz...'
Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor...
Her gelen hasta iyileşip gidiyor...
Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş...
Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı
geri alacak ya, kapıyı çalmış...
'Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin
tadını alamıyorum...' ;
Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:'
Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin'
Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş
ve anında tükürmüş...
'Ama Bu bok!!!!!'
Doktor sakin, 'Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık..'
Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş...
Aradan birkaç ay geçmiş. büyük bir hırsla yeniden kapısına
dayanmış doktorun...
'Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!'
Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, 'Kızım,
sekiz numaralı kutuyu getirir misin?' demiş.
Adam, hemen itiraz etmiş, 'Ama, o kutuda bok var!'...
Doktor, 'Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!....'
Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...
Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra..'
Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey
yapamıyorum...'
Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, 'Hemşire hanım sekiz
numaralı kutuyu getirir misin' diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,
'S.kecem , seni de sekiz numaralı kutunu da...' diye bağırmış..
Doktor gayet sakin, 'Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz
Hayat yaşandığı kadar vardır;
Ötesi ya hafızadaki hatıra
Ya da hayaldeki ümittir.
Hüsranı ise bir tek yerde tanıyorum;
Yaşamak mümkünken yaşayamamış olmakta…
ALINTIDUR
Doktorun biri yeni bir
muayene açmış. Kapıya yazmış...
'Vizite ücreti 150 YTL. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini
geri veriyoruz...'
Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor...
Her gelen hasta iyileşip gidiyor...
Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş...
Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı
geri alacak ya, kapıyı çalmış...
'Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin
tadını alamıyorum...' ;
Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:'
Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin'
Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş
ve anında tükürmüş...
'Ama Bu bok!!!!!'
Doktor sakin, 'Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık..'
Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş...
Aradan birkaç ay geçmiş. büyük bir hırsla yeniden kapısına
dayanmış doktorun...
'Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!'
Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, 'Kızım,
sekiz numaralı kutuyu getirir misin?' demiş.
Adam, hemen itiraz etmiş, 'Ama, o kutuda bok var!'...
Doktor, 'Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!....'
Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...
Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra..'
Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey
yapamıyorum...'
Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, 'Hemşire hanım sekiz
numaralı kutuyu getirir misin' diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,
'S.kecem , seni de sekiz numaralı kutunu da...' diye bağırmış..
Doktor gayet sakin, 'Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz
Hayat yaşandığı kadar vardır;
Ötesi ya hafızadaki hatıra
Ya da hayaldeki ümittir.
Hüsranı ise bir tek yerde tanıyorum;
Yaşamak mümkünken yaşayamamış olmakta…
ALINTIDUR