PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ÇİL KEKLİK (İ.ÖZEL)



ibrahim ozel
07.Temmuz.2011, 08:50
Baktım bu kekliği tanıtmamışız. Birde bende merak varya. Araştırdım bu keklikte kafeste beslenip yumurtası alınabiliyor ve kuluçka makinası yardımıyla yavru alınıp üretimi yapılabiliyor. Şimdilik kafesim yok koymaya. Yalnız dün kemal uygur kardeşimle keklik muhabbet ederken yanımızda fayansçı bir kardeşim vardı. Geçmiş zamanda kendisine 2 yıl kadar oldu sanırım bir lord yavrusu hediye etmiştim. Bu merakımı duyunca abi müsadenle keklikleri besleyeceğin odayı tamamen fayansla döşeyeyim dedi. Bende sana manayla gönül borcumu öderim dedi ama temizlik yönünden mantıklı olan bu tabanın fayans döşenmesi uygunmu değilmi onu bilmiyorum. Gerçi keklikler kafeste ve tel ızgara altlığında olacaklar ama yinede bilgisi olan arkadaşların tecrübelerini bekliyorum.

http://www.avhayati.com/wp-content/uploads/wwdq291.jpg (http://www.avhayati.com/wp-content/uploads/wwdq291.jpg)Çil, kuşlar sınıfının, tavukgiller takımının, sülüngiller familyasından, Keklik, Turaç, bıldırcın ve sülünlerle akraba bir kuştur. Uzunluğu 30 cm. 'dir. Çil, bütün Avrupa’da yayılış gösterir. İspanya, Portekiz, Doğu Prusya, Polonya ve Batı Rusya’da yerli olarak, Kuzey Amerika’da ve Kanada’da ise suni olarak yayılmıştır.
Çil yurdumuzun doğu ve batısında, iki değişik alt türü yaşamaktadır. Çil, hemen bütün avcılar tarafından çok iyi bilinen bir av kuşudur. Başları ufakça, gagası tohumla beslenen kuşlarda olduğu gibi normal uzunlukta ve kahverengi gri bir görünümdedir. Batı Trakya, Ege ve Orta Anadolu’da yaşayan çillerin alnı, yanakları, göz üstü ve gırtlağı kırmızı kahverengi, göz etrafı kırmızı, gözü ise kahverengidir. Gözü, kuyruğu, tepe ve ense esmer kırmızı kahverengidir. Göğüs, kül rengi ve üzeri dalgalı kestane rengi şeritlidir. Karın, açık renkli ve üzerinde kestane renkli at nalı biçiminde bir benek vardır. Kuyruk orta tüyleri, kanat telekleri ve sırt tüyleri koyu kahverengi, kuyruk örtü tüyleri koyu kestane, kanat ve sırtta siyah benekler vardır. Ayakları esmer gri renktedir. Dişilerde karındaki at nalı biçimindeki benek daha soluk ve sırt daha esmer renklidir. Güneydoğu, Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu’da yaşayanların (Perdix perdik canescens) göğsündeki benek siyahtır. Bu benek, dişi ve gençlerde daha belirsiz veya hiç yoktur. Tüyleri kırmızımsı kestane renktedir. Göğüs altındaki at nalı şeklindeki kahverengi leke en genel gölgeleme özelliği olarak bilinir. Ancak birçok dişilerde bu leke çok iyi teşekkül etmiş olduğu gibi bazı erkeklerde de fazla bariz olmayabilir. Aldatmayan cinsiyet farkı, belirgin özelliği olan kanat üstü örtü tüyleridir. Erkekte omuz başı tüyünün ortasında boyuna tek bir beyaz çizgi, dişide ise bu beyaz çizgiden başka enine iki beyaz çizgi daha bulunur. Yaşlı dişilerin ayakları koyu gri olmasına rağmen genç kuşakların sarımtırak gridir. Genç çiller, ikinci yazlarının ortasına kadar kanat uç teleklerinin sivri oluşu ile yaşlılardan ayırt edilirler. İki yıldan sonra telek uçları yuvarlaklaşır. Palaz tüyleri, kanat teleklerinin birinci ve ikinci tüyleri hariç Ağustos başından Ekim sonuna kadar değişir. Erkeklerde göğüs markajı teşekkül eder. Aslında çiller bir step bir fundalık kuşudur. Arazinin tarıma tahsisi ile de geniş tarım arazilerinde yayılış imkânı bulmuştur. Tarımın insentif yapıldığı değişik arazilerde bolca görülür. Çalılıklar ve çit gibi şeyler iyi bir barınak ve örtü teşkil eder. Çiller tarlalar civarındaki orman kenarlarını ve korulukları tercih ederler. Çil, esasında yerli bir kuştur. Yaşadığı ortama bağlıdır. Buradan pek uzaklaşmaz. Üretilerek avlaklara salınan halkalanmış çillerin salındığı yerden ayrıldığı en uzak mesafe 20 km.dir. Diğer bir yerde ise salıverilen çillerden hiç birine 4 km.den uzakta rastlanmamıştır. Doğu Almanya’da büyük sürülerin güney batı istikametinde zaman zaman göç ettikleri müşaade edilmiştir. Bu durum nadiren Batı Almanya’da da görülmüştür. Bu gayri muntazam göçlerin sebebi doğrudan doğruya beslenme şartlarının değişmesine bağlanmakta, harici faktörlerle içgüdülerinin müşterek bir sonucu olduğu zannedilmektedir. Yurdumuzda İnegöl Ovası’nda kışı geçiren çillerin bir kısmının yazın yuvalanmak için orman üstü açıklıklara çıkmakta oldukları ve sonbaharda yine ovaya indikleri tespit edilmiştir. Karlar eriyip tarlalar yeşermeye başlayınca çil sürüleri dağılırlar. Bu arada tekrar bir kar yağışı olursa, tekrar birleşerek sürü teşkil ederler. Çiller çok geniş bir alana yayılırlar.
Eşleşme başlayınca da umumiyetle bir sürünün çilleri
, diğer sürünün çillere ile eş tutarlar, bu da iç üremeyi önleyici bir faktördür. Aynı sürüdeki kardeş çillerin birbirleri ile eş tutarak çiftleşmeleri nadiren görülür. Tabiatta hayvanların bir araya gelerek sürü teşkil etmeleri düşmanlarından korunma bakımından büyük önemi haizdir. Zira bir çift göz yerine bir sürü göz tehlikeyi daha çabuk sezecektir. Çiller, ayrıldıktan sonra geçen ilk zamanlar kendileri için bir hayli tehlikelidir. Otlar henüz tam büyümemiştir. Kuru otlar ise kar altında kalarak basılmış veya çürümüştür. Sırf bu yüzden saklanma olanakları azalır. Ama kısa sürede gelişen otlar, ekinler arasında çil tek başına kendini düşmanlarından gayet iyi saklamasını bilir. Sonbahardan şubat sonuna kadar geçen zaman çillerin en zor devresidir. Şubat ayında çil sürüleri dağıldıktan sonra mart ayında eşleşme çiftleşme başlar. Çok geniş alana yayılan çillerin “cırrık,cırrık tırrık” diye horozlanma sesleri gelir. Eş tutan çillerin bu evliliğinin hayat boyu sürdüğü, halkalanmış çillerin müşahedesinden tespit edilmiştir. Aynı çiller ertesi yıllarda aynı yerde çiftleşmekte ve yuva yapmaktadırlar. Yuvalarını ekseriyetle yoncalık, ekinlik ve sık otlar arasında yaparlar. Yurdumuzda daha ziyade sık dikenlikler ve sık yüksek otlukların arasını tercih etmektedirler. Yuvalar bu gibi yerlerin tam ortasından ziyade kenarlara yakın taraflarda bulunur. Erkek dişiyi sıklığın yanına kadar takip eder. Dişi kuluçkaya yattığı zaman kenarında bekler. Yuvaları gayet basittir. Hafif çukurlaştırdığı yerde birkaç kuru ot koyarak yumurtlar. Tamamlanınca bir kaç yeşil otu yuvaya yerleştirdiği görülür. Dişi her gün bir yumurta yumurtlar. Yuvayı terk ederken yumurtaları düşmanlarının gözlerinden saklamak için otlarla örterler. Bu aynı zamanda soğuğa ve güneşe karşı alınmış bir tedbirdir. Bir çil ortalama 15 yumurta yapar. 20 yumurtaya kadar çıktığı görülür. Yumurtaları devamlı alındığı takdirde bir çil 60 kadar yumurta yapabilir. Yumurta adedi tamamlanınca çil kuluçkaya yatar. Kuluçka süresi 24 gündür. Erkekler yumurtaya yatmaz. Sadece yuvanın yakınlarında bulunarak nöbetçi görevini yapar. Yumurtalardan %97 oranında civciv çıkar. Civcivler yumurtadan çıktıktan kısa bir süre sonra hareketlenirler. Kuruduktan sonra analarını kolayca takip edebilirler. Dişi ve erkek, civcivlere müştereken bakarlar. Dişi ölürse, erkekler civcivlere bakar ve büyütürler. Çiftleşmeyen erkekler de ana ve babaları ölen civcivlerin bakımını üzerlerine alırlar. Yerden gelen bir düşmanı sezen anaç çil, sarkık kanatla sekerek yavruların yanından uzaklaşırken dikkati kendi üzerine çekmeye çalışır. Bazı hallerde kanatlarından birini yere değdirerek, seke seke koşmak sureti ile “yaralı” rolünü ustaca yerine getirir. Bu sayede tehlikeyi bertaraf etmeye çalışır.
Bir step kuşunun yerdeki düşmanlarından kaçıp kurtulması için mümkün mertebe kısa zamanda ergin hale gelme zarureti vardır. Bu bakımdan çil yavrularının palaz tüyleri çabuk gelişir. 14 günde kanatları ile sıçrayabilir ve 16’ıncı günden sonra da birkaç metre uçabilirler. Çil yavruları sığırcık büyüklüğüne gelince oldukça uzun mesafeleri kat edebilirler. Çil yavrularının palaz tüylerini almaları sırasında anaçlar gibi sık sık eşinip küllendikleri görülür. Bu küllenmeler, sadece bit gibi parazitleri uzaklaştırmak için yapılan bir hareket değildir. Toza ve kuma sürünmeyle, büyümekte olan tüylerin kılıflarını daha çabuk atmakta ve bütün tüyler temizlenmektedir. Civcivler 10 günlük olunca küllenmeye başlarlar. Yapılan çeşitli araştırmalar neticesinde çil kekliklerde erkek dişi oranının 1/1 olduğu tespit edilmiştir. Civcivler, İlk 24 saat zarfında hiçbir gıda almazlar. 2’inci günden sonra analarının önlerine sürdüğü küçük böcekleri yerler. İlk iki hafta gıdalarını küçük böcekler, kurtçuklar teşkil eder. 3’üncü hafta civcivler, sağı solu gagalamaya başlar. Bu artık tane ve tohum yemeye başladıklarının bir işaretidir. Sürü halinde bir yerde saklanan çillerin her biri için işitme, görmeden daha büyük önem taşır. Civcivler tavuk civcivleri gibi ses çıkarırlar.
Dişi çil, göğüsten gelen tok, ama hafif bir “gup-gup” sesiyle civcivleri çağırır. Çilin “cırrık” diye çıkardığı tiz ses, tehlike işareti olarak bütün civcivlerin en yakın yere gizlenmelerini sağlar. Çil horozu da aynen dişi gibi ses çıkararak yavruları çağırıp toplar. Fakat bu ses oldukça hafiftir ve 30 m.den ancak duyulabilir. Avcıların en çok tanıdığı ses çilin uçarken çıkardığı “pit-pit” sesiyle, çil horozlarının sabah ve akşamüstleri “çırrık-tırrık” şeklindeki ötüşleridir. Güneşin doğmasıyla çiller tünek yerlerini terk ederek sessizce yemlenmeye giderler. Erkek çil ötünce diğerleri uçar. Yaylım yerlerine birkaç uçuşta ulaşırlar. Ekseriyetle hep aynı yaylım yerlerine giderler. Doyduktan sonra uzun bir dinlenme başlar, bu sırada dişi çiller çalılık ve sıklık içinde saklanırlar. İkindiye doğru tekrar yaylıma çıkarlar ve güneş batıncaya kadar yemlenirler. Güneş battıktan sonra belirli tüneklerine giderler. Tünek olarak hep aynı yeri kullanmazlar. Yatak pislikleri kolay görülmez. Yüksek ekin içinde veya sık çalılıklarda çil yataklarını aramak beyhudedir. Çiller daha ziyade otluklarda, çalılıklarda, sürülü tarlalarda arıklar içerisinde yatarlar. Yerden bir düşman yaklaştığı anda kuşlardan biri yavaş bir sesle ikaz ötüşünü yapar ve kuyruğunu çırparak diğer kuşların görecekleri alarm işaretini verir. Bu sürüde en azından bir dişi devamlı olarak etrafı gözetler. Alay üzerinden bir yırtıcı kuş uçarsa bütün çiller toprağa girercesine pusarlar. Yerden bir düşman yaklaştığında da ilk yaptıkları iş saklanmak yani avcılıktaki tabiri ile “pusmaktır”. Ondan sonra sekerek giderler. Düşman yaklaştığı anda da uçarlar. Yırtıcı kuşun civarda görülmesi halinde çiller uçmayı istemezler. Bu tutumlarından ötürü çillerin uzak uçtuğu, pusmadığı avlaklarda atmaca şeklinde uçurtma uçurularak pusmaları sağlanır. Ekinlerin ve otların sararmaya başlaması ile yol kenarları, yoncalıklar, biçilmiş yerler, çil alaylarının devamlı yaylıma gittikleri yerler olur. Çiller, renkleri ile bulundukları yere uydukları sürece emniyette olmalarına rağmen devamlı olarak hemen saklanabilecekleri, sıklık, dikenlik yerlerin civarında kalmayı tercih ederler. Tarlalarda ekinler hasat edildikten sonra çiller, pancar, patates, fasulye tarlalarını gündüz yaylım yeri, gece ise yatak yeri olarak seçerler. Bu tarlalarda hasat edilip bozulduktan sonra, çiller yırtıcı kuş tehlikesine maruz kalırlar. Kar yağınca çiller, kendilerini koruyabilecekleri çok dar bir sahada kalırlar. Her türlü tehlike ile karşı karşıya kalırlar. Fakat çıvarda böğürtlen, ardıç, meşe ve diğer çalılıkların bulunduğu yerler varsa buraya toplanırlar. Bilhassa sürü başı olmayan alaylar yavrularını yitirmiş dişiler ve yozlar bir araya gelirler. Birkaç alayın birleştiği de olur ve kışı barınma imkânları olan böyle yerlerde geçirmeyi tercih ederler. İyi avlaklarda kışın 10-15’lik alaylara rastlanır. Ara sıra 5-6’lık küçük alaylarda görülür. Çilin gıdasının büyük bir kısmı bitkiseldir. Tohumlardan başka taze yeşil yapraklar, yeşil otlar, yonca, genç sürgünler, tomurcuklar, çeşitli yabani ot tohumları ve tahıl esas gıdasını teşkil eder. Yaz aylarında ise böcekler %27 oranında hayvani gıdalar olarak beslenmesinde yer alır. Çillerin su istekleri azdır. Genel olarak otlardaki çiğ damlaları ile su ihtiyaçlarını giderdikleri müşahede edilmiştir. Kurak mevsimde bulundukları yerin civarındaki sulara gittikleri görülür. Sülün de olduğu gibi çilin yaşama alanında akarsular, su kaynaklarının mutlaka bulunması şart değildir. Buna rağmen kurak geçen mevsimlerde yerlerine çok bağlı olan çillerin civardaki daha rutubetli ortamlara geçtikleri görülmektedir. Çillerin insanlara karşı davranışları çok değişiktir. Kargaların bir avcı ile bir çiftçiyi veya zararsız bir kişiyi gayet iyi ayırt ettikleri söylenir. Çiller için de aynı şeyleri söylemek mümkündür. Çiller, yaklaşan bir avcıyı hemen düşman olarak algılar ve derhal en yakın sıklığa saklanırlar.
Şehir kenarındaki tarlalarda insanlarla daha çok karşılaşan çillerin ürkekliklerinin azaldığı görülür. Bunlara evlerin arasında kalan tarla ve bahçelerde bile rastlanır. Bu çillerde, insan korkusu oldukça azalmıştır. Bunlara tavukların yemliklerinde ve hatta tavukların arasında rastlamak mümkündür. Fakat başıboş köpeklerin dolaştığı ve avcıların çok uğradığı tarlalarda çiller çok ürkek olurlar. Uzak mesafeden uçarak kaçarlar. Çillerin çok avlanıldıkları yerlerde saçma menzili dışında avcıyı fark ederek uçtukları ve tüfek mesafesini öğrendikleri bir gerçektir. Çiller yukarıda da belirtildiği gibi bir avcı ile bir çiftçiyi ayırt edebilmektedirler.
NOT: Yuvalarda yumurta sayısının çokluğu tehlikelerin çokluğuna delalet eder. avcı, gelecek bahara çiftleşme ve kuluçka döneminde yeter sayıda çilin avlakta kalmasını temin için bu düşmanları tespit ederek etkili bir şekilde mücadele etmelidir. Çilin düşmanlarının başında yumurta ve yavrularına musallat olan hayvanlar sayılabilir.
ÜREME
Kuluçkada yatan dişi bir çil pek ender olarak yırtıcı bir hayvan tarafından bulunabilen çok iyi koku alabilen bir av köpeğinin dahi kuluçkada yatan çili fark edemediği tecrübe ile sabittir. Tilki de pek nadir kuluçkada yatan çili bulabilir. Fakat çil yumurtalarını fark edince, yumurtalar bütün zararlılar tarafından bulunarak yok edilir. Bilhassa porsuk yumurtanın baş düşmanıdır. Kirpi’nin bile çil yumurtalarını yediği müşahede edilmiştir. Genel olarak yuva ve yumurtalar tesadüfen bulunduğu için yırtıcıların yumurtalara zararları düşüktür. Büyük tehlike yumurtadan civcivler çıktıktan sonra başlar. Bilhassa civcivler 5-6 günlük olup, analarından uzaklaşmaya “pip-pip” diye ötmeye başladıkları sırada kendileri için tehlike artar. Analarının çağırma sesiyle kendi “pip-pip” sesleri uzaktan duyulduğu için gelincik, kokarca ve sansarları cezp eder. Zararlı ve yırtıcılar mücadele edilmeyen avlaklarda çil adayları büyük kayıplar verir.
Çil yumurta ve yavrularının başlıca düşmanları kuşlarda karga ve saksağandır. Bilhassa leş kargası bütün avlakta yuvaları sistematik şekilde arar ve bulduğu yumurtaları yer. Saksağanlar da kargalardan hiç geri kalmazlar. Bazı avlaklarda çillere ve palazlara musallat olan şahin, atmaca gibi yırtıcı kuşlarda önemli zararlar verirler. Yetişkin çillerin başlıca düşmanları gelincik, kakım, başıboş kedi ve tilkilerdir. Yırtıcı kuşlardan doğan, atmaca ve şahin çillerin preditorüdür. Doğan, ani ataklarla çilleri yerde ve hava da yakalamada şahin ise bilhassa barınma ve saklanma imkânlarının azaldığı kış aylarında çilleri bulup yakalamada ustadırlar. Doğanlar ilkbahar da bilhassa erkek çiller için preditor rolü üstlenir.
Umumiyetle ilkbahar da erkek çil sayıca fazla olduğundan cinsiyet dengesinin temininde doğan, bir düzenleyici olarak düşünülebilir. Ancak, bahar aylarında erkekler daha hareketli olduklarından sıklıklarda gizlenen dişiye nispetle doğan’a hedef teşkil ettiklerini unutmamak gerekir.
Dişi atmaca da çillere zarar verir. Bundan başka siyah ve kızıl çaylak da çilleri avlar. İklim faktörleri büyük tehlike kaynaklarını teşkil eder ki bunlara avcı da müdahale edemez. Çok yağışlı geçen ilkbahar da yuvalar ve kuluçkalar zarar görür. Bilhassa geçirgen olmayan killi topraklarda devamlı yağış ve devamlı yüksek rutubet, kuluçkayı önler. Kış aylarının karlı zamanlarında zayiat daha da yükselmektedir. Karlı havalarda çiller yiyecek bulmakta güçlük çekerler. Avlakta kâfi miktarda barınak bulunması, bu barınaklar civarına ve yakınına samanla karışık yem dökmek çillerin, kışın açlıktan ölmelerini ve düşmanlarına yem olmalarını önler.
AVLANMA YÖNTEMİ
Çil avında, 12 --20 cal, yarım şoklu veya şoksuz 65–70 cm. namlu uzunluğu olan tüfek ile 8–10 numara saçma ile doldurulmuş orta sertlikte fişek kullanmak gerekir.

İBRAHİM AKKAYA
07.Temmuz.2011, 09:09
Komutan anlatım ve bilgiler için sağol sen bunu Erzurum da Uygulamalı anlatmıştın .Nasıl Sitenin Kaz Çulluk Avcısı varsa tesçilli ÇİL Avcısıda var bunu herkes bilsin işt İsbatı.http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gif


http://a3.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/249595_127016164047329_100002168389031_228327_6837 100_n.jpghttp://img217.imageshack.us/img217/634/dscf1313t.jpg

Kemal_Uygur
07.Temmuz.2011, 09:14
İlaveten Çil keklikler muhabbet kuşu gibi eşini kendi seçer. Kafes üretiminde başarısız olan çoğu kişi bunu bilmediğinden bu duruma düşer. Erkeklerin göğüs bölümündeki koyu leke daha büyük ve yüzündeki kırmızılık daha canlıdır.

Osman KARATEPE
07.Temmuz.2011, 10:24
Abi zemin fayans olabilir ama duvarlar mutlaka kireç olmalı...

ibrahim ozel
07.Temmuz.2011, 10:59
Duvarlar boya benim ya şimdi üstüne kireçmi vurdurayım anlamadımki odanın içine edecez zaten. Olan kiracılara oluyor. Gelip gidip ya abi sen üst kattaki odayı kullan bizi neden evden çıkartıyon diyorlar :)

Kemal zaten eş alacam.
Dayıcım Allah razı olsun senden ben bu resmi yalnışlıkla silmiştim. Sayende tescilde aldık kanıtıda var. :)
Eli öpülecek adamsın vesselam. Kınalı keklikte tescili sanırım çetin abim almış durumda. :)

07.Temmuz.2011, 11:05
Ya Komutan Ben bu Çilleri biryerden Tanıyorum Gibi.Çetin Kınalıyı Sen Çilli aldın Bize ne kalaçak.http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gif
Selamlar kardeşim Nandayı Ay Sonuna doğru alaçam İşler Çok yoğun Çıkamıyorum Çoçuklar denizde ben çalışıyom.

ibrahim ozel
07.Temmuz.2011, 11:08
Haberim var ustam sen keyfine bak tatilini yap nanda senindir istediğin zaman gel buyur misafirim ol. Nanda ile sana birde enik verecektik şans yok işte. Seneye ben senden enik alacam inşallah :)